Contact

Muris Muvazaası Nedir?

Muvazaa, iki tarafın iradesi ile beyanları arasında istenerek meydana getirilen bir uygunsuzluk halidir. TBK. m.19/1’e göre, “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.”[1]

Dolayısıyla Muris muvazaası, bir kişinin mirasçılarını miras hakkından mahrum etmek amacıyla yaptığı işlemlerin gerçek amacını gizlemesidir. Bu işlem, genellikle karşılıksız mal kazandırmalarının satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterilmesi şeklinde gerçekleştirilir. Buradaki esas gaye, saklı pay sahibi mirasçıların gelecekte açabilecekleri tenkis davalarını ve devamında da miras paylarını almalarını engellemektir. Yani, miras bırakan, aslında bağışlamak istediği malları, satış gibi göstererek mirasçılarının dava açma olasılığını ortadan kaldırmak istemektedir. Mirastan mal kaçırma davalarında, muvazaanın dört unsuru araştırılır:

  1. Görünürdeki işlem (sözleşme)

Tarafların, üçüncü kişileri(mirasçıları) aldatmak için yapmış oldukları işleme görünürdeki işlem denir. Taraflar burada hukuki işlemi sırf görünüşte yapmakta kendileri hakkında hiçbir hüküm doğurmayacağı hususunda anlaşmış bulunmaktadır. [2] Örnek olarak, resmi şekilde yapılmış olan satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi muris muvazaasında göstermelik bir işlemdir. Her ne kadar taşınmaz bir bedel karşılığı devredilmiş gösterilse de taşınmazın bedelsiz ya da gerçek bedelinin çok altında bir bedelin ödenmesi suretiyle devredilmesidir.

  1. Muvazaa anlaşması

Tarafların, görünürdeki (muvazaalı) işlemi sırf üçüncü kişileri aldatmak için yaptıkları ve kendi aralarında hüküm ifade etmeyeceğine dair bir anlaşma yapmaları gerekir. Bu anlaşmaya muvazaa anlaşması denir. Tarafların yapmış olduğu satış sözleşmesinin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığına, kendi aralarında hüküm ifade etmeyeceğine dair anlaşma muvazaa anlaşmasıdır. Bu amaç üçüncü kişilere ve resmi belgelere yansımaz. 

  1. Mirasçıları aldatma amacı

TBK m. 19/1’de “tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın” ifadesi bulunmaktadır. Dolayısıyla muvazaanın varlığı için mal kaçırma iradesinin/amacının bulunması bir zorunluluktur. 

  1. Gizli anlaşma

Gizli anlaşma, tarafların gerçek iradelerini temsil eden anlaşmadır. Muris muvazaasında resmi şekilde satış olarak gösterilen işlemin aslında bağışlama olması, gizli anlaşmadır. Tarafların iradeleri, aralarında hüküm doğuracak sözleşmenin bağışlama sözleşmesi olduğu hakkında uyuşmaktadır.

Hangi Durumlar Muris Muvazaası Olarak Değerlendirilebilir?

Uygulamada ilk olarak en yaygın, tapulu taşınmazın mirasçılardan birine satış şeklinde devredildiğinin gösterilmesidir. Miras bırakan bu taşınmazı aslında bağışlamış olmasına yani karşılıksız bir şekilde devretmesine rağmen tapuda satış olarak göstermektedir.

Diğer bir durum tapulu taşınmazın ara malik kullanılarak satışın yapılmasıdır. Bu durumda Miras bırakan tapuda kendi adına kayıtlı olan taşınmazı bir başka kişiye devreder. Ardından bu kişi ilgili taşınmazı başka bir kişiye ya da mirasçıya düşük bir bedelle devreder. Her ne kadar miras bırakanın taşınmaz üzerindeki hakimiyeti kaybolmuş gözükse de bu işlemler süresince miras bırakan, taşınmaz üzerindeki hakimiyetini korumaktadır.

Bir diğer durum, göstermelik olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında taşınmazın devridir. Bu durumda da aslında taşınmaz bağışlanmış olmasına rağmen ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında devredilmiş gibi gösterilmektedir.

Son durum olarak görünürdeki işlem şeklinde bağışlama da muris muvazaası olarak değerlendirilir.

Yukarıdaki her durum aslen tarafların gerçek iradelerine uymadığı ve miras bırakanın amacının mal kaçırma olduğu için geçersizdir.

Muris Muvazaası Durumunda Açılabilecek Davalar Nelerdir?

TBK 19. maddesine dayanılarak tapu iptal ve tescil davası açabileceği gibi taşınmazın terekeye döndürülmesi de istenebilir.

Muris Muvazaası (Mal Kaçırma) Davasını Kimler Açabilir?

Miras hakkı çiğnenen her mirasçı, saklı payı olsun veya olmasın muris muvazaası davasını açabilir. Bu davayı yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar veya evlatlıklar da açabilmektedir ancak mirası reddeden, miras hakkından feragat eden veya mirastan çıkarılan kişiler bu davayı açamazlar.

Muris Muvazaası (Mal Kaçırma) Davası Tek Başına Açılabilir Mi?

Muris muvazaası davasını her biri tek başına kendi payı oranında Tapu İptal ve Tescil davası açabilmektedir. Terekenin iştirak halde olması da bu duruma engel oluşturmamaktadır. Ancak taşınmazın terekeye döndürülmesinin istenmesi durumunda dava açmayan diğer mirasçıların da onayı gerekmekte ya da bir temsilci ile davaya devam etmek gerekmektedir.

Muris Muvazaası Davasında İspat Yükü Kimdedir?

Kanıt yükü iddia sahibi davacı mirasçıdadır. Davacının, miras bırakanın mal kaçırma iradesini ispat etmesi gerekmektedir.

Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler Nelerdir?

Muris Muvazaası Davası miras bırakanın ölümünden sonra herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmadan açılabilmektedir.

  1. HD’nin 25.09.2006 tarihli ve 7165/9159 sayılı kararında: “Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığı, davanın niteliğine göre bu tür davaların süreye tabi kılınmaksızın her zaman ileri sürülmesinin olanaklı bulunduğu gözetilmek suretiyle işin esasına geçilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir”. Şeklinde karar vermiştir.

Muris Muvazaası Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Genel olarak Muris Muvazaası Davalarının ilk derece yargılamaları 2-2.5 yıl sürmektedir.  Yargıtay süreçleri de hesaba katıldığında sürenin 4 yıla, bazı hukuki uygulamalarda bunun 6 yıla kadar uzadığı da görülmektedir.

Av. Ecem Hayırcı

[1] Prof. Dr. Fikren Eren , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, Yetkin Yayınları, 25.Baskı, 2020,s.395

[2] Prof. Dr. Fikren Eren , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, Yetkin Yayınları, 25.Baskı, 2020,s.396

Contact

© 2020, Över & Ülgener Law Firm

Contact

© 2020, Över & Ülgener Law Firm

error: Content is protected